2019'dan 1974'e kısa bir bakış...
762
okunma

Cehennemden Süleymana Mektup

Gittiğinden beri bir daha Aya inen olmadı

İki roket Marsa atıldı binlerce roket insanlığa

Açlık,kuraklık, sömürü ve savaş konuşuluyor hala

Kahveler,altın saatler, vicdansızlık, moda

Şimdi görüyor bir genç ta uzakta bir memleketi

Bakamıyor gözünün önünde rezaleti

Beyinde mermi gibi uçuşan hayalleri

 

Aristolar,Da Vinciler, Platonlar

Değişmiyor ademlerin dünyayı değiştirme halleri  

 

Parasızlık,pulsuzluk bir bela

Ne süt alabiliyorsun ne ekmek ne vefa

Devlet dediğin anan mı baban mı düşmanın mı

Sıkış tepiş bir vagon, kalabalık bir vapur,

                                                                 gülmeyi çoktan unutmuş bir avuç yüz 

Yaşam her geçen gün biraz daha pahalı

Ölmek,ölmek bedava

 

Bir muharebede ölüyor 1.5 milyon insan

                                                                  siyah bir altın için

500 bin kadın çığlık çığlığa tecavüz

Sesini duyursan da bakmıyor duymuyor Kabiller

Kanını toprağa yazıp da konuşuyor Habiller

 

Birde ölüm var yaşayanların içinde

Anlamam,ne cevap var aynamda ne yüzümde 

Biz ne ara sevdiklerimizi gömecek kadar büyüdük Süleyman

Şu yeryüzü bize daha cehennem

Bir şefkatli kol sevdiğimde, bir kucak annem

 

 

Bu yüzyıllarda yaşamayı hayal et Süleyman

Bu cehennemde;

Şiir ölü, kalem ölü, devlet ölü,

Kadın ölü, sevda ölü, fakirler ölü,

Sokaklarda eti parçalanmış yüzlerce çocuk ölü

Beyaz yakalısı, mavisi, patronu CEO’su

İşçi ölü, ekmek ölü, hak ölü

Beni sorma, ben yaşayanların arasında çoktan ölü

Ama para? O kahrolasıca hala yaşıyor Süleyman 

 

Mezarına her gidişimde ağlıyor sen kokan gökyüzünde

Aynı soruyu sorup duruyorum

Kim olmak lazım; gezen mi, bilen mi? 

Kim yaşar; duran mı yürüyen mi?

Hangisi kurtuldu; kalan mı giden mi?      

 

Emre ERDEN 

Alıntı

Alıntı

interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!