Ey insan oğlu sabret!!! Evren sana dönüş yapacaktır. Belki geç, belki erken ama illaki davranışlarımızın bir sonucu olacaktır. İyi ya da kötü bunu bilemiyorum. Bugünün yaşananların da geçmişte aldığımız kararlar vardır. Unutmayın ki bugünümüzü bizler hazırlıyoruz. Fark etmediğimiz küçük kararlar, bir bakmışınız yarınınız olmuş.

EY İNSANOĞLU SABRETMEYİ ÖĞREN!!!

Ey insan oğlu sabret!!! Evren sana dönüş yapacaktır. Belki geç, belki erken ama illaki davranışlarımızın bir sonucu olacaktır. İyi ya da kötü bunu bilemiyorum. Bugünün yaşananların da geçmişte aldığımız kararlar vardır. Unutmayın ki bugünümüzü bizler hazırlıyoruz. Fark etmediğimiz küçük kararlar, bir bakmışınız yarınınız olmuş. 

İnşallah verdiğiniz kararlardan hiç pişman olmazsınız. Farz edelim ki olduğunuz?  O halde ne duruyorsunuz. Vazgeçin her karar doğru olacak diye bir şart mı var? Kim hatasız olabilmiş ki bu hayatta biz olalım. Deneyip yanılma olmasa bu evrendeki sahip olduğumuz şeylere sahip olabilir miydik. Çok başarılı olanların bile keşkeleri vardır. Önemli olan keşkelerimizi kenara koyup sabırla yeni şeylere yelken açacak güce sahip olmaktır. 

Hayatımız boyunca çeşitli durumlara sabretmek zorunda kaldınız. 

Bulunduğunuz ortama, uzun bir mağaza kuyruğuna, uzun bir eğitim hayatına bu örneklere birçok şey daha ekleye bileceğinizi biliyorum.

Gelelim en çok sabretmeniz gereken, en az sabrettiğiniz şeye, biliyorum neymiş bu diyorsunuz. Sizi bekletmiyorum ve açıklıyorum.

"Aldığımız pek çok kararların sonuçlarını görmek için, beklemiyorsunuz."

Aldığımız kararların hemen sonuçlanmasını istiyoruz. Oysa ki başarı için beklemek, azimle çalışmak, inanmak ve sabretmek gerekiyor. Hemen başarıyı yakalamak istiyor ancak ilk başarısızlığımızda pes ediyoruz. 

Bir mağaza açtığınızı düşünün. İlk günden satışlarınızın çok iyi gitmesi ve herkesin sizi övgüyle birbirine anlatması sizce muhtemel midir? Aslında, çok tanınmış bir mağaza açmıyor sanız ve bu işteki ilk şubeniz ise pek muhtemel değildir. Durum böyle olunca da beklediği satışı yakalayamayanlar umutsuzluğa kapılıyor. Oysa ilk birkaç ay kimse sizi tanımıyordur. Mağazanızın çevredekiler ve müşteriler tarafından tanınması için en az altı ay açık kalması gereklidir. Sabredip, beklemek yerine hayallerimizi gerçekleştirmek için ne zahmet ve emeklerle açtığı mağazamızı bir ay içerisinde zarar ediyor diye kapatıyoruz.

Hayallerimizden bu kadar kolay mı vazgeçiyoruz? Uzun vadedeki çıkarlarımızı düşünmelisiniz. Değerlendirmeleriniz sonucunda alacağınız riskteki artılar eksilerden fazla ise ve sizi daha mutlu edeceğini düşünüyorsanız asla vazgeçmeyin. Sabırla başarıyı hedefleyin.

Anna Pavlova başarının sırrını şu şekilde açıklamıştır.

" Başarının  sırrı, bir hedefi durmaksızın takip etmektir."

İlerlemek için etraflıca araştırma yapmalı, doğru zamanı kollamalı ve hiç yılmadan azimle

çalışmalıyız. Calvin Coolidge' nin azimle sözü ise şöyledir:

"Dünyada azmin yerini hiçbir şey tutamaz. Yetenek tutamaz. Yetenekli, ama başarısız birçok insan vardır. Zeka da tutamaz. Farkına varılmayan zeka yalnızca bir klişeden ibarettir. Eğitim de tutmaz. Dünya, eğitim görmüş aptallarla doludur. Azmin ve kararlılığın gücü ise sınırsızdır."

Yazımı sabırla ilgili güzel bir örnek olan Çin Bambu ağacının yetişmesi, hakkındaki hikayeyi

paylaşarak bitirmek istiyorum.

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:

Önce ağacın ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik . Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Şimdi size soruyorum.

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp

gübrelemesek, ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?

İnanarak, sabrettiğiniz şeylerin hep yolunda gitmesi dileğiyle...

Hoşçakalın...


interactive connection






pratik edebiyat el kitabı



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları