Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi,
Hepiniz kulak verin.
1,288
okunma

İsmet Özel - Naat

Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar

Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin..

Külden martı doğuran odalıklar

Ve kahyalar

Kara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde dili

Şehvetsiz çilingirler, yaltak çerçiler

Celepler ki sıvışık, natırlar ki nadan

Ey hayat rengini sazendelik sanan

Yırtlaz kalabalık!

Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi,

Hepiniz kulak verin.

Güneşin

Koskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiği

Yazlar yok

Yok artık altında suskun yolları saklı tutan

Karla örtülmüş kırların kışı

Gitti giden, yerine gelmedi başka biri

Orada

Duyumsatmadı kendini hiçlik bile

Belli ki son yüzyılımız göğsümüzden

Varla yok harman eden sesi uçursak

Diye bize verildi

Yetti bir yüzyıl böcekler ve otlarda

Soluyuş izlerimiz silmek için

Ne yesek

Lokmaya vurulur gibi değil

Yuduma gelmiyor içtiklerimiz

Dernekler toplanıyor dışta tutmak için

Kanat vuruşlarını yumuşak tutan etkeni

Utançlı sessizliği tanımaz kalemlerle

Kapanıyor bilanço

Top mermisi, kör testere

Defalarca boyanmış çaput parçaları

Sıkıştırdık günlerimiz arasına ki

Serazat kahkahalar atalım

Yapmacıktan nefretimiz

Sebep olsun kavgamıza

Bekleyiş arzından kovsunlar bizi

Ne yemen biraz öncemiz diyelim

Ne biraz sonramız meksika

Canı pek bir dünya son yüzyılda yaşadığımız

Yüzü perdahla kavi, peçesi paramparça

Üstü başı kükürtlü bu dünyadan

Kancıklık

Sıçradı çevirdiğimiz sayfalara

Artık kimse bize haber vermeyecek

Hemen şu tepenin ardında

Saldırmaya hazır ve müsellah

Bir düşman taburu durduğunu

Çünkü gerçekten yok

Böyle bir ordu

Bir düşmanımız kaldı

Kendi

Dudaklarımız

Arasında.

Biliyoruz günden güne çopurlaşan yer yuvarlağında

Bizleri yan çizen birer hemşehri haline sokan nedir

Çırpını çırpını giden atlardan indik

Girmek için patavatsız yurttaşlar sırasına

Zihnimiz, acizlerin şikayetleri sığacak kadar

Kanırtılırken ses etmedik

Öcümüz alınacak korkusuyla irkildik

Kaldıysa bir soru içimizde

O da birşey:

Nerdedir yerle gök arasındaki ulak,

Nerde biz? .

Kimseden bir işaret gelmeyecek

Bir melek kimsenin alnını sıvazlamazsa

Söylemez size kimse dünyadaki ömrü boyunca

Hiçbir insana yan bakışı olmayan kimdi

Kimdi yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile

Öğretmek için cephe nedir

Kıyam etti

Torunu kucağında

Dönünce bütün gövdesiyle döndü

Bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda

Bir bilinebilseydi

Nedir veche..

Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar

Sıyırın kahkaha sırçasını cildinizden

Omzunuzdan vaveyla heybesini atın

Boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti

Güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın

Neydi söğüt gölgesinde gülümsemek

Ağız dolusu gülmeden taşlıkta...

İsmet Özel


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!