Celalin yay diye işlendiği kaşından,
Cemalin elif diye göründüğü bakışından,
Ve varlık defterine ‘aşk’ diye işlenen nakışından
anladım!

Bilirim, Leyla’sın sen! 
Karanlığın gözlerine üflediği nefesten anladım.
Celalin yay diye işlendiği kaşından,
Cemalin elif diye göründüğü bakışından,
Ve varlık defterine ‘aşk’ diye işlenen nakışından
anladım!

Çölde kumlara anlattığım düş,
Gecenin sıcağındaki kor,
Gündüzün soğuğunda üşüyüş,
Adımlarımdaki asırlık yürüyüş,
sensin, anladım!

Kerem’in sazındaki ses,
Dervişin hû’sundaki nefes,
Gönül kuşunun düştüğü kafes,
sensin, anladım!

Kelimelere mânâ veren esrârından,
Ateşe özünü öğrettiğin nârından,
Mecnun’a lütfettiğin efkârından,
sensin, anladım!

Zamansız mühlet,
Görülmeyen ülfet,
Tükenmeyen nimet,
Değişmeyen kıymet,
Güzellikteki vahdet,
Dünyadaki cennet,
Velhasıl cümle muhabbete sebeb-i hicret,
sensin, anladım!

Benliğime baktığım aynam,
Kabul olunmuş duam,
Sensizlik uykusunda gördüğüm rüyam,
Adını kumlara ezberlettiğim Leyla’m,
sensin, anladım!

Sen, kalemin kağıda kavuştuğu yerdesin,
Şairdesin, şiirdesin…
Akıldasın, duadasın, gönüldesin dildesin…
Duyarsın! 
Biri bir şiir yazmış sana,
Ya bir delidir, ya da o Mecnun’dur dersin!


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları