“Bugünü Kût Bayramı ilan ediyorum”

Kûtu’l-Amâre Zaferi

Kûtu’l-Amâre Zaferi

Kûtu’l-Amâre: Bağdat merkez sancağına bağlı bir kaza merkezidir. Bölge Kanuni Sultan Süleyman zamanında Bağdat Seferi’yle Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kûtul-amâre, Bağdat ile Amâre arasında, Dicle kıyısında bir stratejik öneme sahip yerin adıdır. Medinetü’l-kût şeklinde de anılan Kûtul-Amâre, I. Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi içinde adı geçen önemli bir merkezdi.

I. Dünya Savaşı…

Dünya tarihinde ilk kez dünya iki tarafa ayrılmış ve savaşıyordu. Bu dünya savaşının ilki dünya tarihin en kanlı savaşlardan biriydi. Maalesef ki sonuçları da ikinciye neden olacaktı.

Osmanlı Devleti de bu savaşa girmiş ve birden çok cephede savaşmaktaydı. Bu cephelerden biri de Irak Cephesi’ydi. Irak Cephesi, İtilaf Devletleri (Özellikle İngiltere) tarafından Irak ve Abadan petrol bölgelerini ele geçirmek; kuzeye yönelip Rusya’ya yardım etmek ve Osmanlı’nın Hindistan’daki Müslümanların aracılığıyla ayaklanma çıkarmasını engellemek için açıldı. Bu cephenin başlangıcında Osmanlı ordusu Selman-ı Pak ve Kûtu’l-Amâre’de İngilizleri mağlup etti. Kûtu’l-Amâre’de İngiliz General Townshand ve 13.000 kadar İngiliz askeri esir edildi.

Adım adım zafere doğru…

Kûtu’l-Amâre Zaferi Nasıl Gerçekleşti?

Albay Nurettin Bey ve askerlerinin tüm olağanüstü çaba ve kahramanlıklarına rağmen savunulan Kûtu’l-Amâre, 25 Eylül 1915 tarihinde düştü ve İngilizlerin işgaline uğradı. Burayı alan İngilizler, 1915’te Bağdat’a doğru harekete geçtiler. Kûtu’l-Amâre ve burada yenilen Osmanlı ordusu ise Selman-ı Pak’a çekilip toparlanıp savunmaya geçtiler. Selman-ı Pak’ta taarruza geçen İngilizlerle Osmanlılar arasında şiddetli çarpışmalar oldu. Osmanlı ordusunun kahramanca direnişine ve taarruzlarına dayanamayan İngiliz birlikleri geri Kûtu’l-Amâre’ye çekilmek zorunda kaldılar. Bunun üzerine Osmanlı burada İngilizleri kuşatma altına aldı. Diğer İngiliz birlikleri de Kûtu’l-Amâre’yi kurtarmak için çaba sarf ettilerse de Osmanlı ordusunun direnişini kıramadılar. Bu kuşatma esnasında Nurettin Paşa görevden alınarak yerine Halil Paşa getirildi.

Karşılıklı yaşanan taarruz ve savunmalardan sonra iyice yorulan erzaksız ve cephanesiz de kalan İngiliz askerleri Osmanlı askerlerinin çelik gibi sağlam iradesi karşısında daha fazla dayanamadı ve General Townshend, Halil Paşa’ya bir mektup yazarak Kut’u teslim etmeye hazır oldukları haberini gönderdi.

29 Nisan 1916 tarihinde General Townshend; 13 general, 481 subay ve 13.000 kadar askeriyle birlikte Osmanlı ordusuna teslim oldu. Böylece İngilizler tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birini yaşadılar. Bundan sonra Kûtu’l-Amâre Zaferi’nin kahraman komutanı Halil Paşa tarihe bu notu düşecekti:

“Bize iki yüz seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren Cenab-ı Allah'a hamd ü şükür eylerim. Allah'ın azametine bakınız ki bin beş yüz senelik İngiliz Devleti'nin tarihine bu vakayı ilk defa yazdıran Türk süngüsü oldu. İki senedir devam eden Cihan Harbi böyle parlak bir vaka daha göstermemiştir. İşte Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci vakayı Çanakkale'de, ikinci vakayı burada görüyoruz.” (Albay Halil Paşa, 6. Ordu Komutanı, 29 Nisan 1916 - Bağdat).

Kût Bayramı

Kût Bayramı

Kûtu’l-Amâre Zaferinden Sonra “Kût Bayramı”

Albay Halil Paşa askerlerine yaptığı konuşmasından:

Bugüne KUT BAYRAMI namını veriyorum. Ordumun her ferdi, her sene bu günü tesit ederken şehitlerimize yasinler, tebarekeler, fatihalar okusunlar. Şühedamız, hayatı ulviyatta, semevatta kızıl kanlarla uçuşurken gazilerimiz de gelecekteki zaferlerimize gözcü olsunlar.” (Albay Halil Paşa, 6. Ordu Komutanı, 29 Nisan 1916 - Bağdat).

Zaferden sonra İstanbul’da da bayram havası yaşandı. Bu zafer nedeniyle Halil Paşa birinci derece Osmanlı nişanı ile 43. Alay Sancağı da altın ve gümüş madalyayla ödüllendirildi. Bundan sonra şanlı zaferin olduğu 29 NİSAN, Osmanlı Devleti’nde her yıl “KUT BAYRAMI” olarak kutlandı.

Bu bayram Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla da kutlanmaya devam etti. Hatta Soyadı Kanunu'yla beraber Kûtu’l-Amâre kahramanı Halil Paşa’ya “Kut” soyadı verildi. “Kut Bayramı” 1952 yılına kadar ülkemizde kutlanmış ve o tarihten sonra kutlanmadı.

Kûtu’l-Amâre Zaferi; I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun zor şartlar ve imkansızlıklar içerisinde ordumuzun kahramanlığının, cesaretinin ve kararlılığının neticesinde elde edilmiş şüphesiz büyük bir zaferdir.  Öyle ki Çanakkale'den sonra İngilizlere karşı kazandığı ve bir tümeni bütünüyle birlikte esir aldığı eşsiz ve muhteşem bir zaferdir...


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları