Vecd

ALLAH’ı AN’da YAŞAMAK “GÜLHANE”

Vecd

ALLAH’ı AN’da YAŞAMAK “GÜLHANE”

Mekane ruh giydirilmiştir artık..Altı yüz yıllık bir geleneğin kalp atışları da sindirilmiştir sinesine.

Evet Allah’ı On’da yaşamak diyor, bir kelam cilvesi üfürüyoruz harflerin zembereğine.Devlet-i Aliyye’nin yaşam formu olmuş,İslam’a sancaktarlık etmiş imparatorluğun İstanbul sırtlarında yükselen şahikası; Gülhane…

Allah’ı An’da onunla yaşamış yekvucud kudema.21.yy İstanbulu’nun keşmekeşinin inkıraz ettiği bir eşikten Ya İlahi!Diyerek sokulduk içeri arkamızda Haliç,Karaköy,Beşiktaş…Bizi gülerek karşıladı misk kokulu, rengarenk,lale cümbüşüyle Gülhane;çünkü dem nev bahardı şimdiden.Uzun,ince yol boyu biz gittik; yol gitti sağlı sollu sıralı çınarlar müşahid.Has Ahırlar’da İnşallah rahmeti bol,kabri nur Fuad Sezgin’in aziz hatırası İslam Bilim Tarihi müzesiyle ilk durak.İçerisi bir derya.Heysem,Biruni,Cezeribütün ihtişamıyla kol gezer hikmet,irfan en derin ummanlarda.İntizam içinde yol götürür sizi Topkapı Sarayına doğru hafif eğimli bir sırttan.Babüs Sade mutluluk kapısından içeri girer selamlık kapısından selam alır zerafetin,estetiğin baş gösterdiği yapılara gıpta ile bakar ferahlarsınız.Sizi kendine doğru çeker adeta geleneğin kalp atışları her şeye rağmen bütün tahrifata rağmen yaşamaktadır,yaşatmak isteğindedir.

Avlular dört bir baştan bezenmiştir.Adımlarken muntazaman fikr-i hulyanız bir Fatih’i bir Süleyman’ı terennüm eder.Cesareti,tefekkürü,cehdi öylesine derin yaşamıştır ki “mülkün varisleri”taşlar,çınarlar,duvarlar hep Fatih kokar sonra Süleyman. Birun ve Enderun şeklen ayrılmış olsa bile kalben birlikte vururlar Revan Köşkü’nün ışıltısı boğaza aksettiği kadar kale burçlarına da ittisal eder.IV. Murat azametiyle Has odayı da titretir Hünkar Kasrını da.Matbah-ı Amire buram buram Halil İbrahim bereketi kokar sonra zerafet ışıltılı bakır kaplar,bakmaya kıyılmayan seramik ve porselen tabaklar,gümüş kaşıklar…Adeta malumun ilanıdır beş yüz yıldır her köşe her bucak: “An’da Allah’ı Yaşadık.” Der gibidir bugünün insanına.

Allah ismi kelamı bir mühür gibi çeşmeye,kapıya,çiniye,İbrahimden Muhammed’e bütün kutsal ruhsatlara vurulmuştur en koyu haliyle.Olduğunuz yerde ve yahut yürüyüp seyran ederken her ne veche  dönseniz her bir tarafta Allah’ı görürsünüz.İşte sır tam olarak buydu kuşun sebiline de Sultan Ahmed’in çeşmesine de hükümran olan hal “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla”…  


 

​Murat AYDOĞMUŞ

​Türkçe Öğretmeni

Murat Aydoğmuş

interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!