Yürekten anne diyebilenlere...

Sensiz - Ahmet Haşim

Annemle karanlık geceler bazı çıkardık.

Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlık

Sessiz uzatır tâ ebediyetlere kollar…

Güya o zaman, bildiğimiz yerdeki yollar

Birden silinir, korkulu bir hisle adımlar

Tenha gecenin vehm-i muhâlâtını dinler…

Yüksekte sema haşr-ı kevâkible dağılmış,

Yoktur o sükûtunda ne rüya, ne nevâziş;

Bir sâ’ir-i mechul-i leyâli gibi rüzgâr,

Hep sisli temasiyle yanan hislere çarpar.


Anneme Mektup - Necip Fazıl Kısakürek

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,

Her gün biraz daha süzülmekteyim.

Her gece , içine mermer döşeli,

Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.


Böylece bir lahza kaldığım zaman,

Geceyi koynuma aldığım zaman,

Gözlerim kapanıp daldığım zaman,

Yeniden yollara düzelmekteyim.


Son günüm yaklaştı görünesiye,

Kalmadı bir adım yol ileriye:

Yüzünü görmeden ölürsem diye,

Üzülmekteyim ben , üzülmekteyim.


Annem İçin - Ahmet Hamdi Tanpınar

Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer

Gölgesinde ulu, loş bir mabedin

Bir yığın toprakla bir parça mermer

Sırrıyla haşrolmuş orda ebedin.


Bir yığın toprakla bir parça mermer,

Üstünde yazılı yaşınla, adın;

Başucunda matem renkli serviler

Hüznüyle titreşir sanki hayatın.


Seni gömdük anne yıllarca evvel

Gözyaşlarımızla bu ıssız yere

Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel

Matem dağıtırken hasta kalplere.


Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun

Hüznüyle erirken Dicle’de sessiz,

Öksüzlük denilen acıyla vurgun

Bir başka ölüydük bu toprakta biz.


Anneler ve Çocuklar - Sezai Karakoç

Anne öldü mü çocuk

Bahçenin en yalnız köşesinde

Elinde siyah bir çubuk

Ağzında küçük bir leke


Çocuk öldü mü güneş

Simsiyah görünür gözüne

Elinde bir ip nereye

Bilmez bağlayacağını anne


Kaçar herkesten

Durmaz bir yerde

Anne ölünce çocuk

Çocuk ölünce anne


Annem - Ahmet Kutsi Tecer

Tatilleri yanında geçiririm annemin,

Bir aydınlık belirir o sararmış benzinde;

Bu sevimli günlerde gamdan, tasadan emin,

Avunurum bir çocuk gibi onun dizinde.


Ömrüm eski bir masal havasına bürünür,

Mesut günler yaşarım, yarınları anmadan;

Günler bitmeyecekmiş gibi uzun görünür,

Gülerim, eğlenirim, şakırım usanmadan.

Anacığım - Cahit Sıtkı Tarancı

Bir gün sılaya geldiğimde,

Bir şeyler sezersen halimde,

Hiç şaşmayasın anacığım.


Başımı koyup dizlerine,

Uzun uzun ağlayacağım

Bütün insanların yerine.


Unuttum Nasıldı Annemin Yüzü - Ataol Behramoğlu

Unuttum, nasıldı annemin yüzü

Unuttum, sesi nasıldı annemin.

Gece bir örtü olsun anılardan

Kara yüreğime örtüneyim


Unuttum, nasıldı annemin gülüşü

Unuttum nasıldı ağlarken annem.

Yaşam sallasın kollarında beni

Küçücük oğluyum onun ben.


Unuttum, elleri nasıldı annemin

Unuttum gözleri nasıldı bakarken.

Kuru ot kokusu getirsin Rüzgâr

Yağmur usulcacık yağarken.


Seni Düşünürüm - Nazım Hikmet

Seni düşünürüm

anamın kokusu gelir burnuma

dünya güzeli anamın.


Binmişim atlıkarıncasına içimdeki bayramın

fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur

bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü.


Rüya - Orhan Veli Kanık

Annemi ölmüş gördüm rüyamda.

Ağlayarak uyanışım

Hatırlattı bana, bir bayram sabahı

Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp

Ağlayışımı.


Analar - Yavuz Bülent Bakiler

Garibin anası pencerelerden

Yanık türkülerle yollara bakar

İncecik yüzünde her akşamüstü

Çizgi çizgi nokta nokta bir efkâr.


Fakirin anası her sabah sessiz

Ağlar çocuğunun aç çıplak durduğuna

Elleri koynunda kalır çaresiz

Bin pişman doğduğuna, doğurduğuna.


Mahkumun anası susar konuşmaz

Suçu kendisinde sanır.

Kaçar insanlardan aydınlıklardan

Duvarlara bile baksa utanır.


Açılsa üstüm biraz, duyar da gece yarısı

Kalkar yatağından gelir

Bir mübarek el usanır yorganıma usulca

Bilirim anamın elidir.


Bir merhamet bir sıcaklık bir gurur

Yavrum diyen sesinde

Ve huzurun günde beş vakit nabzı vurur

Beyaz tülbentinde, seccadesinde.


Karımın anası anama benzer

Öylesine yakın duygulu ince.

Özü sözü bir, yayla gözesi kadar berrak

Oturtacak yer bulamaz çıkıp yanına gidince

Yüreği destanlar gibi sımsıcak.


Ve alnım açıksa, başım dikse

Dirliğimiz varsa, mutluysam

Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir.

Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum

Ve yavrumsa her şeyi bana sevdiren bir bir

Bu mutluluk bu düzen bu bitmeyen aydınlık

Anasının yüzü suyu hürmetinedir.


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları