İnsanların dürüstlük beklentisi üzerine kısa bir giydirmece

Bana Yalan Söylebilirsiniz

Geçen yaz abimle atışıyoruz. Şimdi diyecekler ki senin abin yok ama var. Her neyse belki bir gün sizi abimle tanıştırırım. 

Abimle atışıyoruz. Ben abimi hiç sevmem kendisi çok politik biridir. Zengindir, kafası iyi çalışır ama paraya çalışır. İnsanlara kaç paralık adamsın diyen bir adamdır kendileri. 

Abimle atışırken Monroe'nun yayınlanmış bir röportajını okudum. Monroe demiş ki; saygılı ve güven veren erkekleri severim. Bir erkek de dürüstlüğü ve sadeliği ararım. Abim de dönüp bana dedi ki; sen de buna inandın mı? 

Abi dedim bu insanlar hep mi paraya önem veriyor? Yani bu dünya da siyah varsa beyaz var, ateş varsa su var dolayısıyla paraya değer veren varsa vermeyen de olması lazım.

Abim dedi ki; gel senle dışarı çıkalım. Abimin Porsche bindik, abim benim Mathilda’yı sevmez hep kendi arabasıyla çıkarız.

Tam radyoyu açarken abim söze girdi.

“İnsanlar her zaman riyakarlıktan,ikiyüzlülükten, çirkinlikten, yalancılıktan şikayet eder. Ancak parayı buldukları zaman bunların hiçbirini umursamazlar. Yeter ki bir Porsche’m olsun bana istediğiniz kadar yalan söyleyebilirsiniz.

Bu memlekette vicdanlar artık sosyal medya postlarıyla tatmin ediliyor. Kim yetim kütüphanelerine yardım ediyor? Ya da tanrının dediği gibi kim hayırda yaşıyor? Hiç kimse! İnsanlar için ecnebi lisanlar bilmenin, öğretmen bilmem ne olmanın, kitaplar yazmanın, açı doyurmanın, çıplağı giydirmenin bir önemi yok. Bana kaç tane kredi kartın olduğunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Şimdi şair duygularınla bana iyilerden bahsetme. İyiler az hem de çok az. Zaten iyi olmanın kötü yanı iyi olmanın hiç kimsenin umurunda olmaması. Bu memlekette her şey ölünce kıymete biniyor. Ölünce seni omuzlarında taşıyorlar, ölünce haklarını helal ediyorlar,ölünce seni biliyorlar, ölünce diyorlar arkadan ne kadar iyiydi diye. Ölünce artık bir adın kalmıyor. Rahmetli diyorlar, ne kadar güzel bir sıfat değil mi?

Ben hayatta çok para kazandım. Dolarda kazandım, Euro da kazandım ama bunu ben kazandım. Ancak insanlar ben ne zaman para kazanırsam bana o zaman saygı göstermeye başladılar. Benim de senin kadar iyi olmasa da fikirlerim vardı. Dünyayı güzelleştirmek, temiz enerji,temiz gençler, daha güzel edebiyat daha güzel bilim... Bir önemi olmayınca fikirlerimin de bir önemi kalmadı. Çok para kazandığımda da yine aynı şeylerden mutlu oldum. Yüzdüğüm deniz aynıydı, içtiğim kahve aynıydı, karnımı doyuran tabak gene aynıydı, en sevdiğim takım elbisem aynıydı ama insanlar farklıydı.”

            Değiştim mi diyorsun?

            Değiştirildim diyorum.

Yazan: Abim. 

Resim alıntıdır... 


interactive connection






pratik edebiyat el kitabı



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları