Siyah bir vazonun içine bırakılmış beyaz bir zambak.
179
okunma

Beyaz Zambak

İnsan nerede ne yaşayacağını bilmiyor. Geçmişin ve geleceğin arasında sıkıştım kaldım. Geçmekte olan ise çoktan benim kontrolümden çıkmış durumda ve benim bu duruma karşı elimden bir şey gelmiyor. Aslında uzun zamandır aklımda olan bu yazıyı şimdi yazmamın bir sebebi var elbette ama bunu burada paylaşmak için çok erken diye düşünüyorum. Sizlerin yüzünden de değil bu benim için erken.

İnsanları sevmiyorum.Belki yaşadıklarımdan belki de okuduklarımdan dolayı olabilir. Ama ne olursa olsun artık onları sevemiyorum. Nasıl içimdeki duygu denilen o tümörü kesip atmaya çalışıyorsam insan denilen çıkara dayalı müptezelliği sevmiyorum,sevemiyorum. Uzaklaşmak, yolun sonuna varmadan dağılmak istiyorum ama yapamıyorum. Çünkü çoğu insanın yaptığı gibi diğerlerini sevmediğimi dile getirsem de onlarsız da yapamıyorum. Aslında yalnızlık denilen kavramı genelde derinden hissetsem de bunun yüzeye çıkması beni rahatsız etmiyor da değil.

Bazen duygularımı alıp fırlatmak dağıtmak, parça parça saçmak istiyorum dar sokaklara. Kırılmış bî-çareydim ben kendi küçük hayatımın kocaman dünyaya attığı ilk adımından itibaren yanında duran. Öyle bî-çareydim ki, ne beni öldüren ne de yaşatan bu tuhaf serzenişi sevmekten başka, nahoş bir içeceği içmek gibiydi bu. O çareyi yudumlamazsam ölecektim. O çareyi sevmesem de içmekten geri kalmıyor bundan kaynaklanan acıyla kıvranırken de ne olurdu bunu yapmasam diye düşünmekten kendimi alamıyorum bir türlü.

Şimdi burada yeniden doğuşun sembolü zambağı siyah vazoya koyuyorum. Ona su veriyorum ve onu koruyorum. İnsan bir kere doğmaz, aslında bir kerede ölmez. Bu yaşantı boyunca defalarca olur. Ben yeniden doğuyorum çünkü öldüğümü hatırladım. 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!