Eğer dert ve bela buysa inanıyorum ki –inancım odur ki-
Mecnun sıkıntı çekmedi ve Ferhat aşk görmedi...
2
0
2,683
okunma

Necâtî Bey’in “Aşk” Redifli Gazelinden Beyitin Şerhi

Derd ü mihnet ger bu ise iʿtikâdım ol durur

Çekmedi Mecnûn belâ ve görmedi Ferhâd ʿaşk

                                                                                                     (Necâtî Bey G. 276/2)

                                                    (Eğer dert ve bela buysa inanıyorum ki –inancım odur ki-

                                                    Mecnun sıkıntı çekmedi ve Ferhat aşk görmedi)


Mecnun ve Ferhat şiirimizde aşkın iki büyük kahramanıdır. Şair, burada Mecnun’un Leyla için çektiği sıkıntıları, eziyetleri; Ferhat’ın ise Şirin’e duyduğu büyük aşkı hatırlatarak kendisinin Mecnun’dan daha fazla eziyet çektiğini, Ferhat’tan ise bu kadar büyük bir âşık görmediğini söylemektedir.

Necâtî Bey, bu beyitle kendisinin sevdiğine duyduğu aşktan dolayı çok dert ve bela gördüğünü ve gerçekten kendisinin o denli eziyet çektiğini, Mecnun’un bu kadar sıkıntı çekmediğini, Ferhat’ın ise bu kadar büyük bir aşk yaşamadığını, görmediğini dile getirmektedir.

Bilindiği üzere Mecnun, Leyla’nın aşkıyla çöllere düşmüş, perişan kendinden geçmiş hâlde çöllerde dolaşırmış. O kadar kendinden geçmiş ki saçlarında kuşların yuva yaptığı ve asıl adının “Kays” olmasına rağmen “deli, divane” anlamlarına gelen “Mecnun” adı verilmiştir. Ferhat ise mimar olup duyduğu aşktan ötürü elindeki kazma ile dağları delip sevdiği Şirin’e su getirmek istemiş ve bu uğurda canından olmuştur. Kıssaya göre Şirin’in evlendiği haberini alan Ferhat, kendini delmek için uğraştığı dağdan atar ve ölür. (Daha sonra haberin yalan olduğu ortaya çıkar.) Divan şiirinde birçok şair kendisini, aşklarını Mecnun’dan, Ferhat’tan ve diğer aşk kahramanlarından üstün görmüşlerdir. Necâtî Bey de bu beyitte bunu dile getirmiştir.

 

Bilinmeyen kelimeler:

Mihnet: 1. Zahmet, eziyet. 2. Gam, keder, sıkıntı. 3. Dert, bela.

Ger: “Eğer” kelimesinin kısaltılmışı.

İʿtikâd: 1. Bir şeye bağlanma. 2. Gönülden inanma, iman.

Bela: 1. Gam, keder, ceza. 2. Ağırlık, sıkıntı.

Mecnûn: Leyla ile Mecnun hikâyesinin erkek kahramanı. Asıl adı Kays’tır.

Ferhâd: Ferhat ile Şirin hikâyesinin erkek kahramanı.

Vezin: fâʿilâtün/ fâʿilâtün/ fâʿilâtün/ fâʿilün

Söz sanatları: Beyitte telmih (hatırlatma) sanatına yer verilmiştir. Şair, Mecnun ve Ferhat isimleriyle bu ünlü iki aşk hikâyesinin başkahramanlarına gönderme yaparak telmih sanatına yer vermiştir.


Kaynaklar:

Agah Sırrı Levend. (1984). Divan Edebiyatı Kelimeler ve Remizler Mazmunlar ve Mefhumlar. (4. Baskı). İstanbul: Enderun Kitabevi Yayınları.

Ahmet Talat Onay. (1992). Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı. (Haz. Cemal Kurnaz). Ankara: TDV Yayınları.

Ali Nihat Tarlan. (1992). Necatî Beg Divanı. Ankara: Akçağ Yayınları.

Ayşe Nacar. (2011). Divan Edebiyatında Aşk Redifli Gazeller ve Şerhleri. Kahramanmaraş Sütçü İmam Ünv. Yüksek Lisans Tezi.

Ferit Develioğlu. (2010). Osmanlı-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. (Haz. Aydın Sami Güneyçal). (26. Baskı). Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

İskender Pala (2010). Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü. (19. Baskı). İstanbul: Kapı Yayınları.

İsmail Parlatır. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. (1. Baskı). Ankara: Yargı Yayınevi.

Bu beyit Necâtî Bey’in “aşk” redifli gazelinden alınmıştır.

interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!