İhtiyarın gözleri büyümüş titreyen eli bardağa uzanıyordu.

Genç kızla ihtiyar kadın diz dize vermiş fotoğraflara bakıyorlardı. İhtiyar keyifle sehpadan kahve fincanını aldı. “Güzel çocuk. Ne iş yapıyor?” Kızın koltukaltları kabarmıştı. “Bilirkişi.” Kahve ihtiyarın boğazına kaçtı. Kız fincanı yakalayıp sehpaya bıraktı. İhtiyarın sırtına vururken zil arka arkaya çaldı. Sevinçle ayaklanıp kapıya yöneldi. “Sana sürprizim var. Tanışmaya kimi getirdim bil.” İhtiyarın gözleri büyümüş titreyen eli bardağa uzanıyordu.  Kız güler yüzle kapıyı açtı. Adam paltosunu çıkarıp verdi. Salona ağır ağır yürürken kız paltoyu asıyordu. Adam oturana kadar salondaki ayrıntıları tek tek gözden geçirmişti. İhtiyarı cepheden gören koltuğa kuruldu. Bacak bacak üstüne attı. Kız heyecanla ihtiyarın yanına geçti. Adam davudi sesle “Salon diyorum güneş görmüyor. Tavan köşeleri rutubet tutmuş. Eşyalarınız ahşap. Tahtakuruları etrafı sarar.” Kesik kesik soludu. “Üstelik küf kokusu…” derken ihtiyar, kızın sırtına arka arkaya vurdu.


Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!



Facebook Yorumları