Bir avuç yalnızlıkda kayboldum..

Bir avuç yalnızlık.

 

Kor, yıldızlardan birinin kayarken hızındaki ateş kadar kor yüregimde yatarken, 

bu kadar rahat yaşamak yaşamaya çalışmak;öleceğini bildiğin halde yaşamak gibibir şey herhalde.

Ne yapsan da sönmeyeceğini bildiğin bir yangındı bu yürekteki.

Bir tek sevgi söndürebilirdi gönlümdeki bu yangını bir tek arkadaşa, can yoldaşına ihtiyacı vardı bu zavallı kalbimin, bir tek başını yaslayacak, gözyaşlarını bırakabileceği bir omuza.. Fakat oda olmayınca ne kadar dayanabilir ki insan bu yalnızlık savaşına? daha fazla ne kadar direnebilir bu boşluklarda, daha ne kadar durabilir insan ki sadece ihtimalini bile düşünürken bu kadar yoruluyorsa bunları yaşamaya ne kadar direnebilir. Gönlünde yanan ateşle daha ne kadar gezebilir bir kış gecesi şehrin sokaklarında?

Hangi kelimelerle anlatır insanın içindekileri, çektiği acıyı. Hangi yürek duyar bu yalnızlığı.. 

Sarılacak sımsıkı sarılacak bir bedenin yokluğu nasıl bu kadar derin yaralar bırakır insanın ruhunda.

Ah sorular bitmiyor cevap alamadıkça,cevaplayanlar olmadıkça.. 

Tükeniyor insan ağır ağır ne kadar genç olsa da. 

Yoruyor artık zaman, boğuyor adeta geçen her saniye her  dakika, 

Gerçekler öldürüyor insanı, birazda kapanmasına çareolmayan yaralar.

Hayat, yaşadıkça ne de çok yaralıyor kanatıyor farkında olmadan.

Geceler hep açıga çıkarıyor bu yaraları, sızlatıyor hüzünle yürekleri, unuttmuyor yaralarını gece.

Unutulmayan yaralar geçer mi, sarılır mı olmuyor işte.

Çaresizliğin de çaresiz kaldığı saatlerde hüzünle doluyor buralar.

Anlamlara gelmeyen kelimeler, dertleri anlatamayan yürekler hep çaresiz. 

Tek çare dua; duyanı bir tek Allah olan.

Sabır da eşlik ediyor dualarımıza ama yine bir çaresizlik fısıldıyor zaman kulaklarıma: 

Sabırda yoruluyor azizim sabırda..


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları