İki kere iki dört elde var Ayten

Markiz Şahit

‘’Ben bir Ayten'dir tutturmuşum 
  Oh ne iyi
  Aytenli içkiler içip 
  Sarhoş oluyorum ne güzel...’’

(Milyon Kere Ayten/Ümit Yaşar Oğuzcan)

Dizeleri ile akıllarda büyük yer eden usta isim Ümit Yaşar Oğuzcan,Aytenini bu mısralar ile yere göğe sığdıramamakta aklında hep Ayten gönlünde hep Ayten.Aynı zamanda Ayten ile takıntılı bir hale geldiğini görüyoruz.

Aşk şiirleri dendiği zaman akıllarda canlanan isimlerin başında gelir Ümit Yaşar Oğuzcan.

Ayten,Ayten’in sonu,Batık Gemi,Çıkmaz Sokak ve burada zikredemeyeceğim nice şiire kendini,hayatını yedirmeyi becerebilmiştir.

Her şiir bir yaşanmışlık,bir hayat hikayesini kendi içinde barındırır.

Ayten şiiri de ÜmitYaşar’ın nezdinde bu yaşanmışlıkların en sızılısı en imkansızı...

Ümit Yaşar,şiiri yazdığı sıralarda İş Bankasında çalışmaktadır

Bankaya gelen bir kıza tutulur fakat aralarında neredeyse bir emeklilik yaşı vardır.Kimine göre imkansız kimine göre boş bir sevdaydı Ümit Yaşar’ın Ayteni.Belki de en güzel hatasıydı Aytene gönül vermek.

Ümit Yaşar’a Ayten her söyleşisinde sorulan sorular arasındaydı Ümit Yaşar her defasında sorulan bu soruya oldukça sert tavrıyla  “Arkadaşım, biz yataklık olsaydık kitaplık olur muyduk hiç!”

Şeklinde cevabını hiçbir zaman esirgememiştir.

Peki ne oldu bu aytene çarpım tablosuna bile Ayten’in bir silüetini çizen Ümit Yaşar aynı cesaretle Ayten’in Son’u şiirinde Ayteni nasıl öldürdüğünü büyük şairanelikle anlatmaktan kendi tabiriyle’’Vurdum,ve baktım dağılmışyüzüne’’diyerek geri durmamıştır.

Ümit Yaşar’ın Ayten'i böyle acımasızca öldürmesi  bazı kişiler tarafından eleştirilmiştir.Fakat Ayten’in Ümit yaşar da bir takıntı haline geldiğini düşünmekteyim çünkü platonik bir sevgi insanın içini kemiren söyleyemedikçe büyüyen büyüdükçe içine sığamayan en sonunda da kişiyi başka yollara sevk eden bir duygu karmaşası olduğu ortada.Ümit Yaşar gibi zaten içe dönük bir insan'ın başına böyle bir olay gelince de artık Ayten’in yüzüne bir ustura darbesi vurmak,Ümit Yaşar açısından farz olmuştur.Bu yüzden  ne onu yargılayabiliriz ne de Ayten’i.

Son olarak Markiz Pastanesinde olan olayı Ümit Yaşar'dan dinlemiş olalım.

''Şimşek gibi loşluğunda Markizin 
 Bir usturaydı ellerimde parlayan 
 Vurdum,ve baktım dağılmış yüzüne 
 Dedim;o da güzeldi bir zaman’’ 

(Ayten’in Sonu/Ümit Yaşar Oğuzcan)





 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)