Ahmed Arif, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Haşim, Ahmet Muhip Dıranas, Attila İlhan, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi, Behçet Necatigil, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cemal Süreya, Edip Cansever'den alınmış en güzel aşk şiirlerinden. Keyifli okumalar...

1. HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara,

Seni, anlatabilmek seni,

Namussuza, haldan bilmez,

Kahpe yalana.


Ard-arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.

Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana,

Bir bu yana...


Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara,

Akan yıldıza.

Bir kibrit çöpüne varana,

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.


Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamdan,

Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

Seni, anlatabilsem seni...

Yokluğun. Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmed Arif

2. HATIRLAMA

HATIRLAMA

Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,

Rüyâların kadar sade, güzeldin,

Başbaşa uzandık günlerce ıslak

Çimenlerine yaz bahçelerinin.


Ömrün gecesinde sükûn, aydınlık

Boşanan bir seldi avuçlarından,

Bir masal meyvası gibi paylaştık

Mehtabı kırılmış dal uçlarından.

Ahmet Hamdi Tanpınar

3. KARANFİL

KARANFİL

Yarin dudağından getirilmiş

Bir katre alevdir bu karanfil.

Rûhum acısından bunu bildi!


Düştükçe vurulmuş gibi yer yer,

Kızgın kokusundan kelebekler,

Gönlüm ona pervane kesildi.

Ahmet Haşim

4. SERENAD

SERENAD

Yeşil pencerenden bir gül at bana,

Işıklarla dolsun kalbimin içi.

Geldim işte mevsim gibi kapına

Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.


Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,

Ben aşkımla bahar getirdim sana;

Tozlu yollarından geçtiğim uzak

İklimden şarkılar getirdim sana.


Şeffaf damlalarla titreyen, ağır

Koncanın altında bükülmüş her sak.

Seninçin dallardan süzülen ıtır,

Seninçin karanfil, yasemin, zambak...


Bir kuş sesi gelir dudaklarından;

Gözlerin, gönlümde açan nergisler.

Düşen öpüşlerdir dudaklarından

Mor akasyalarda ürperen seher.


Pencerenden bir gül attığın zaman

Işıkla dolacak kalbimin içi.

Geçiyorum mevsim gibi kapından

Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Ahmet Muhip Dıranas

5. BÖYLE BİR SEVMEK

BÖYLE BİR SEVMEK

ne kadınlar sevdim zaten yoktular

yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

azıcık okşasam sanki çocuktular

bıraksam korkudan gözleri sislenir

ne kadınlar sevdim zaten yoktular

böyle bir sevmek görülmemiştir


hayır sanmayın ki beni unuttular

hâlâ arasıra mektupları gelir

gerçek değildiler birer umuttular

eski bir şarkı belki bir şiir

ne kadınlar sevdim zaten yoktular

böyle bir sevmek görülmemiştir


yalnızlıklarımda elimden tuttular

uzak fısıltıları içimi ürpertir

sanki gökyüzünde bir buluttular

nereye kayboldular şimdi kimbilir

ne kadınlar sevdim zaten yoktular

böyle bir sevmek görülmemiştir

Attila İlhan

6. KARADUT

KARADUT

Karadutum, çatal karam, çingenem

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın ağulum

Günahımsın, vebalimsin.


Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum

Gökte ararken yerde bulduğum

Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın.


Sigara paketlerine resmini çizdiğim

Körpe fidanlara adını yazdığım

Karam, karam

Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam

Sıla kokar, arzu tüter

llgıt ılgıt buram buram


Netmiş, neylemiş, nolmuşum

Cömert ırmaklar gibi gürül gürül

Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.

Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.

Karam, karam


Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam

Sensiz bana canım dünya haram olsun

Bedri Rahmi Eyüboğlu

7. GİZLİ SEVDA

GİZLİ SEVDA

Hani bir sevgilin vardı

Yedi sekiz sene önce,

Dün yolda rasladım

Sevindi beni görünce.


Sokakta ayaküstü

Konuştuk ordan burdan,

Evlenmiş, çocukları olmuş

Bir kız, bir oğlan.


Seni sordu

Hiç değişmedi, dedim,

Bildiğin gibi...

Anlıyordu.


Mesutmuş, kocasını seviyormuş,

Kendilerininmiş evleri..

Bir suçlu gibi ezik,

Sana selâm söyledi.

Behçet Necatigil

8. KAYIP SEVDA

KAYIP SEVDA

Bir yandan türkü söyler

Bir yandan yürür ağlayarak,

Sevdası rüzgâr gibi iter

Dere boyunca yalınayak.


Nilüferler gibi solgun Ophelia!

Yanaklarına yapışır saçları.

Açılır etekleri suyun yüzünde,

Seyrederdi söğüt ağaçları.


İnsan kalbi o zamanlar da vardı

Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden

Kopardılar kalbini Ophelia' nın

Nilüferler gibi sarardı.


Şimdi de kızlar sokaklarda,

Minnacık eller, ayaklar, saçlar.

Ama nerde onlar, nerde Ophelia

Nerde evvel zaman içindeki aşklar.


Sevdamız kayboldu zamanlarda

Dişi ceylânla erkek ceylân

Ayrı yönlere koşar gider

Bir sevişmek kaldı romanlarda.

Cahit Külebi

9. DESEM Kİ...

DESEM Kİ...

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,

Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,

Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,

Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lâzım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!

Desem ki...

İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin, bahçemde bahar;

Ve soframda en eski şarap.

Ben sende yaşıyorum,

Sen bende hüküm sürmektesin.

Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,

Şayet sesimi farkedemezsen,

Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,

Bil ki ölmüşüm.

Fakat yine üzülme, müsterih ol;

Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

Ve neden sonra

Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,

Hatırla ki mahşer günüdür

Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı

10. BALZAMİN

BALZAMİN

Sen el kadar bir kadınsındır

Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli

Bazı ağaçlara kapı komşu

Bazı çiçeklerin andırdığı

İş bu kadarla bitse iyi

Bir insan edinmişsindir kendine

Bir şarkı edinmişsindir, bir umut

Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da

Saçlarınla beraber penceredeyken

Besbelli arandığından haberli

Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda

Sevgili

Cemal Süreya

11. YERÇEKİMLİ KARANFİL

YERÇEKİMLİ KARANFİL

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde

Oysaki seninle güzel olmak var

Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda

Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.


Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte

Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel

O başkası yok mu bir yanındakine veriyor

Derken karanfil elden ele.


Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil

Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk

Birleşiyoruz sessizce.

Edip Cansever


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!