Bakmayın siz Ekim dediğime; ruhu aynasından kopan kırık her kalbim parıltısını kaybediş figanıdır gece...

Ekim Kıskacı

Geçen gün öldüğümü hissettim, sonra, “Ulan, ölen öldüğünü hisseder mi?” dedi yapay ve ağzı bozuk iç sesim. Baktım etrafıma; görebiliyor, işitebiliyordum. Hatta oturmuş, öylece etrafa bakınıyordum, eylemlerin türlü işleri hep başkalarını kovalıyordu, ben öylece bakınıyordum. “Ama hissedemiyorum” dedi uysal hazanlı iç sesim. Hissedememek yaşamamak değildi; hem hissedemiyorduysan bu çürümüş sitemlerin kimeydi? Bu ekim böyle yapıyor işte; çukur açıyorum otuz bir günün inşasında; malzemesinden çalıyorum on bir ayın.

İnşaat işçileri bile afallıyorlar hallerince üstadım diyorlar bana ben de kopuk serkeşliğinden vuruyorum dakikalarımın. Ekim’in suçu fazlaca işte… Bakmayın siz ekim dediğime; ruhu aynasından kopan kırık her kalbin parıltısını kaybediş figanıdır gece…

Dilara AKSOY 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları