Fırtına yaklaşıyor Ana! ..

Fırtına yaklaşıyor ana !
...

Karşıdaki en yüksek dağın zirvesini gri bulutlar bürümüş 

Gümbürtüyle karışık bir uğuldamanın dağın eteklerini saran yankısından az sonra kopacak tufanın yaklaştığı belli 

...

-Oğul telaş etme , bahar tufanı bu . Ama hafife de alınmaz . “Mevsimsiz gelen esintiden, vakitsiz gelen misafirden kork.” Kilimleri topla da uçurmasın . Pencereleri , eşiği de yokla . Ağılın sürgüsünü kapat , hayvanlar ürküp açmasın! 

-Oldu ana ! Tez gelirim 

Ilık esintinin, önüne kattığını savuran bir fırtınaya dönmesi bir dakikayı almıyor . Yağmurun da karıştığı uğultu tüm vadiyi sarıyor. Yaprak, çiçek bu tufanda oradan oraya savrulup Miyas anayla , Safînin küçük ama sağlam evlerinin penceresini nezaketsizce dövüyor.

Evin çatısındaki tam oturmamış bir kiremit mütemadiyen aynı sesi tekrarlıyor . Bir tıkırtı bazen ani bir gürültüye dönüyor , yuvarlanan tencerenin sesi de anca bir yere çarpınca kesiliyor . Avludaki içeri almayı unuttukları tekir çoktan bir yere sinmiş gibi . Safinin evin kapısını açmasıyla içeriye de doluyor ot çöp yağmur ... Geldim ana 

Zoraki kapatıyor kapıyı. İçeride dışarıdaki tufanın aksine huzur , yanan sobanın aleviyle beraber duvarları kaplıyor. Mis gibi kızarmış ekmek kokusu , demlenmiş çayın buğusunun ardında , yılların eskitemediği gülümsemesiyle anası :

 Bahar fırtınası bu oğul. On dakika sürmeyecek. Bak gör birazdan, dinecek.. 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları