Çevremdeki türlü insan davranışlarına ve ıssızlığıma iyi geldiğine inandığım bir mit,hayat bu...

Gece kuzeyden gelen rüzgarlar oklarını fırlatırken ve uğuldarken o sesler perdelerimde,biliyordum ki yalnızlığım bu hayat için çok fazla... Kütüphanemden aldığım bir kaç kitabı özümserken tekrar tekrar, Montaigne'nin ünlü sözü gibi ıssızlığımda kendim için evren yaratabilmekti niyetim. Schopenhauer'in hışmından korkup tüm kelimelerimin üzerinde düşünürken, Dostoyevski'nin romanlarındaki kalabalığı ve bir o kadar seçilmiş tenhalığı görünce Çehov'un oyunları aklıma geliverdi,gülümsedim. Sürekl bir sevince boğuldum sanki bir bilge oluvermiştim, Montaigne'in deyişiyle. Veya Nietzsche'nin veciz sözü gibi öfkemle değil gülmekle öldürmeliydim insanlığı ve bazen sorgulamalıyım hayatı yaşamaya değer mi diye... Tolstoy'un öğüdünü tutup sevgi ile yaşandığını unutmamalı bir yandan.Arada bir bakmalı karşındakinin giysisi insanca dolu mu diye Mevlana'ya binaen.Peki;Kafka'nın deyimiyle ,insanoğlunun neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşmüş olan kuşatmalı bu yaşam öyküsünden sıyrılabilecek miyim?

Naçizane cevabım kısa ve iki kelime olacaktır:"Hayat bu*. Çevremdeki türlü insan davranışlarına ve ıssızlığıma iyi geldiğine inandığım bir mit,hayat bu... Eskilerin "Hayat bu ne yaparsın?" sözünün devşirilmiş hali belki ama çok daha etkili. "Ne olacak?" eklendin mi bu sihre, "Herşey "veya" Kaderci olunmamalı" diyesi geliyor insanın. Ancak pek çok gizli uç ve türevleri açıkta bırakılmış gibi söylediniz mi, insanoğlu duraklıyor, devamına gerek yokmuş gibi yahut yeterliymiş hissi uyandırıyor.İnanın, bu kelimeleri profesöründen sokak satıcısına eğitimlerinde uçurumlar olan kişilere söylediğimde dahi büyük bir sessizlik yahut "Haklısın"cevabı almışımdır. Sanki tartışmayı sona erdirmeye çalışıp bilgece bir laf etmiş intibahı uyandırmışımdır hep. Oysa ben Nietzsche'nin anlatımındaki gibi yüksek dağlarda buz içinde  gönüllü yaşayıp felsefe yapmıyor yada kendimi ne dereceye kadar yükseltebileceğimi ölçmek için aşırı çaba göstererek filozofluk taslamıyordum. Kafka'nın Korku çağı olarak nitelendirdiği günümüzde karşımdaki insanların korkularına vuruyorum tüm neşemle, bilgeliğimle. Onlar da biat ediyorlar hayata iki sözcükle: Hayat bu...


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları