Sizi kendisine hayran bırakacak tarihe geçmiş 10 güzel hazırcevabı sizler için bir araya getirdik.

Yoksa Bir Tarafınız mı Ağrıyordu?

Mehmet Akif Ersoy’un aynı zamanda mesleği veterinerliktir. Bunu bilen onu küçük düşürmek isteyen biri, bir gün bir toplantı esnasında Akif’e yaklaşarak kinayeli bir şekilde sorar:

“– Affedersiniz, siz baytar değil miydiniz?”

Akif hiç istifini bozmadan cevap verir:

“– Evet, yoksa bir tarafınız mı ağrıyordu?”


Bir Sağanak Bekliyordum

Filozof Sokrates ve eşi bir türlü geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş. Ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiçbir tepki göstermiyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Bunun üzerine Sokrates şu cevabı vermiş: 

“– Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak bekliyordum zaten!”


Anladığının İspatı

Tanıdıklardan biri bir gün yazdığı romanın ham hâlini Neyzen Tevfik’e göstererek ve fikrini sorar. Neyzen Tevfik de okuduktan sonra romanı beğenmediğini ifade eder. Bunun üzerin adam:

“– İyi ama siz hiç roman yazmadınız ki!”

Bunun üzerine Neyzen şu cevabı verir:

“– Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bugüne kadar hiç yumurtlamadım.”


Düşmanın Canı

Şair Nefî bir toplantıda konuşurken düşmanlarından biri içeri girmiş; fakat herkese selam verdiği hâlde kendisine:

“– Merhaba canım!” demiş.

Nefî durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:

“– Derhal çıkıyorum.”


Çiçekleri Kokladığı Zaman

Amerikalı bir iş adamı, bir Çinli’ye alay ederek sormuş:

“– Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?”

Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:

“– Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.”


Cennetin Yolu 

Papazın biri bir gün Türkiye’ye gelir. Karşılaştığı küçük bir çocuktan kendisine şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Çocuk kiliseyi gösterdikten sonra oradan ayrılmak üzereyken papaz, çocuğa:

“– Aferin çocuğum. Yarın da buraya gel sana Cenne’tin yolunu göstereyim.”

Çocuk, papazın niyetini sezerek cevap verir:

“– Siz, daha kilisenin yolunu bilmiyorsunuz. Cennet’in yolunu nasıl bileceksiniz?”


Peder Ne Der, Kader Ne Der

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda yaramazlık yapınca babası II. Murat Han sinirlenerek:

“– Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz diye çıkışır.”

Orada bulunan ve velilik sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:

“– Peder ne der, kader ne der.”


Evini Sordum Evini!

Rivayete göre Neyzen Tevfik bir gün yine çok sarhoş olduğu bir gece evine gitmeye çalışır. Ama mahalleyi çok dolaşmasına rağmen sarhoşluktan evini bir türlü seçemez. Rastladığı ilk kişiye evini sorar:

“– Evladım Neyzen Tevfik’in evini arıyordum?”

Bunun üzerine adam: “– İyi de sen Neyzen Tevfik değil misin?” deyince Tevfik çok sinirlenir ve sertçe şöyle der:

“– Sana Neyzen Tevfik’i soran kim ulan, evini sordum evini!”


Gölge Etme Başka İhsan İstemem

Bilgeliğiyle ün yapmış Diyojen’i bir gün Büyük İskender görüp onunla tanışmak ister. Bizzat tanışmak için de ayağına kadar gider. İskender vardığında Diyojen o sırada güneşlenmekteymiş. İskender:

“– Bilgeliğin dilden dile gezinmekte, bunu ödüllendirmemek yanlış olur, dile benden ne dilersen.” der.

Diyojen imparatora bakar ve şöyle der:

“– Gölge etme başka ihsan istemem.”


Yama

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak bir gün bir ülkeye gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp:

“– Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?” diye çıkışır.

İncili Çavuş da bunun üzerine durur mu yapıştırır cevabı:

“– Osmanlılar, adama göre adam gönderirler. Beni de size göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek efendim.”


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!