“Üç bin yıldır hür yaşamış ve medeniyet öncüsü olmuş bir millet kefenlenemez! Buna kimsenin gücü yetmeyecektir” diyor, bütün gücü ile savaşını sürdürüyordu.

Evet, İstiklal Marşımız 97 sene önce 12 Martta Kabul Edildi.

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmıştık ve Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda bırakılmıştık. Bu durum Mehmet Akif’i ( 1873- 1936 ) can evinden vurdu. “Üç bin yıldır hür yaşamış ve medeniyet öncüsü olmuş bir millet kefenlenemez! Buna kimsenin gücü yetmeyecektir” diyor, bütün gücü ile savaşını sürdürüyordu. 

Akif Anadolu’ya geçti. Birinci Büyük Millet Meclisi’ne Burdur Milletvekili olarak katıldı. Meclis Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ve milletvekili arkadaşlarının ricası üzerine “İstiklâl Marşı”mızı yazdı:

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak.

O benimdir, o benim milletimindir ancak…”

12 mart 1921 tarihli Büyük Millet Meclisi celsesinde Akif’in yazdığı marş, Hamdullah Suphi tarafından kürsüde okundu ve “Milli Marş” olarak kabul edildi.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Akif Mısır’a gitmiş ve bir dostunun (Abbas Halim Paşa) Kahire çevresindeki Halvan Köyü’nde 11 yıl yaşamıştır. Yurda döndüğü zaman “Mısır’da 11 yıl yaşadım. Fakat daha 11 gün yaşasaydım, herhalde çıldırırdım” diyordu. 1936 Haziranında yurduna dönmüştü. Aynı yılın 27 aralık tarihinde gözlerini hayata yumdu. Bir resminin arkasına şu kıtayı yazmıştı:

“Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince.

Günler, bu heyulayı da er geç silecektir.

Rahmetle anılmak… Ebediyyet budur amma,

Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir.”

Mehmet Akif, sessiz yaşadı ve sessiz öldü. Fakat büyük sanatkâr, büyük insan, büyük vatanseverin şiirlerine ve hayatına koyduğu ölümsüz uğultu, Türk milleti ile birlikte yaşamaya devam edecektir.

Bu milletin gönlündeki Akif, ilelebed var olacaktır.


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları