"N" nasıl bir yola sapacak...

Anlayamıyorum demişti “N”. Sesi titriyordu. Öfke patlaması yaşıyordu.

“Bunca zaman beni kandırdınız. Hiçbir şey olmamış gibi yüzüme bakmaya devam ettiniz. Tamam, Ayzen’le ayrılmış olabiliriz. Ama unutma ki o benim eski sevgilim. Şimdiyse en yakın arkadaşımla birlikte. Böyle bir şeye anlam veremiyorum. Seni gerçekten dostum bilmiştim, yanılmışım. Bir daha sakın karşıma çıkmayın. Anladın mı beni? Sakın!” diye bağırıp çağırmıştı. Sâfi’nin bir şey söylemesine fırsat vermeden dışarı çıkıp kapıyı hızla çarpıp gitti.  

“N”nin gitmesinin ardından mutfaktan çıkan Ayzen Sâfi’yi yatıştırmak istedi. Elini tutup “Canım ne olur üzme kendini. Hem ne yapalım “N” istemiyor diye aşkımızı yaşamaktan vazgeçelim mi? Zamana bırakalım, sen de bir daha onunla karşı karşıya gelmezsin olur biter. Seni çok seviyorum. Bunu unutma” dedi. Sanki zafer kazanmış gibi bir edayla Sâfi’ye sarıldı.

Buna değer miydi bilmiyorum dedi Sâfi. Gerçekten çok büyük hata ettiğimi düşünüyorum. Keşke hiç böyle olmasaydı ve sen, dostumun eski sevgilisi olarak kalsaydın hep benim için diyerek Ayzen’i kendinden uzaklaştırdı.

“Senin yüzünden kardeşimi kaybettim ben.”

“Şimdi böyle mi oldu? Beni kollarına alırken senden başka hiçbir şeyi düşünemiyorum, sensiz yapamam diyordun. Demek istediğini elde edince bırakıp gideceksin öyle mi?”

“Neler söylüyorsun sen, doğru düzgün konuş. Benimle olmayı sen istedin Ayzen. Bana gelen sensin. İlk adımı sen attın. Bakışlarınla, davranışlarınla, konuşmanla hatta sıcak nefesinle beni bu yola çıkmaya sen razı ettin.”

“Kabahatli ben oldum şimdi, öyle mi? Demek ki sen de dünden razıymışsın, kendi iradesizliğinin suçunu bana mı atıyorsun? Yazık, seni farklı zannetmiştim, sana değer vermiştim. Anlaşılan o ki, senin de “N”den bir farkın yok.”

Ortalık iyice kızışmıştı. Daha da yükselerek devam eden tartışma ani bir şekilde durdu. Pastanenin kapısı açılmış içeriye siyahlar içinde, uzun boylu, ince yapılı donuk bakışlara sahip biri girmişti. Yavaş yavaş ilerledi ve hiç vakit kaybetmeden Sâfi’yi tam kalbinden vurdu. Silahındaki susturucu nedeniyle hiç ses çıkmamıştı.

Dediklerinizi yaptım dedi, Ayzen. Sonunda “N” arkadaşının bir kancık gibi arkadan iş çevirdiğine inandı.  Artık tamamen yalnızlaştı. İstediğiniz de bu değil miydi?  

Evet, dedi. Siyahlar içindeki adam. Bundan böyle ne istersek, neyi emredersek “N” onu yerine getirecek. Kimseye güvenmeyecek noktaya geldi.  Ailesini aldığımızdan çok daha kolay oldu bu iş. Aferin sana Güniz. Görevini başarıyla yerine getirdin. Başka işin kalmadı artık. 

“Her şey benim sayemde oldu. Karşılığını fazlasıyla isterim dedi gururlanarak.”

Tabii ki dedi diğeri. Bundan böyle hiçbir şeye ihtiyacın kalmayacak. Hiçbir şey düşünemeyecek kadar rahat olacaksın hem de. Mışıl mışıl uyuyacaksın.

Tek bir kurşunla işini bitiren siyahlar içindeki adam bu kadar çok şey biliyorken ne olacağını zannediyordun ki diye söylendi. Hızlı adımlarla pastaneden dışarı çıktı ve hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Birkaç metre gittikten sonra telefon etti bir kulübeden. Tamamdır, bir süredir onları gözlüyordum. “N” içeri girdikten bir zaman sonra tartıştıkları duyuldu.İstediğimiz tava geldikten sonra pastaneden çıkıp gitti. Ben de işi noktaladım. Suç “N”nin üzerine kalacak, dedi.

(devam edecek)


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları