Çocuk Edebiyatı

Kırlangıç Köyü Dedektifleri

İlkbaharın kendisiyle birlikte getirdiği rüzgâr hafiften yüzümü okşuyordu. Kırlangıç köyünün çocukları her zamanki gibi alıç ağacının altındaki gölün suları ile oynuyordu. Güzelim ağaçlar ilerleyen günlerde başına geleceklerden habersiz nazlı bir gelin edasıyla süzülüyordu. Tabii bundan ilk önce Kırlangıç köyü dedektifleri olarak bizim haberimiz olmuştu. Kiraz, Fitnat, ben ve kardeşim Afet köyde her zaman neler döndüğünü önceden öğrenirdik. Çok meraklı olduğumuz için her taşın altına bakardık. Yaz tatilinde ilk işimiz köy çeşmesinin etrafında Kırlangıç köyü dedektifleriyle buluşmak olurdu. O gün de köyümüzün bilgesi Akiş dedenin etrafına toplandık. Akiş dede önceki gün köye siyah takım elbiseli iki adamın geldiğini ve cimriler kralı emlakçı Necati ile koyu sohbet içinde olduklarından bahsetti. Emlakçı Necati’nin herkes tarafından parayı çok sevdiği bilindiği için dedektif ekibi olarak bu konuyu çözmeye karar verdik. Akiş dede:

-Çocuklar, ben bu işin içinde bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. 

Afet, deyim ve atasözleri konusunda hiç iyi olmadığı için hemen araya girdi:

-Akiş dede, bit yeniği nasıl oluyor? Behice de odasına gizlice girdiğimde bu işin içinde bir bit yeniği olduğunu söyler, dedi.

Ben:

-Ahhh, Afet deyim ve atasözlerinin gerçek anlamda söylenmediğini kaç kere anlattım sana. Artık dilimde tüy bitti yahu. 

- Aaa, evet bak sen de dilimde tüy bitti dedin. Ama dilde tüy olmaz ki Behice.

Afet’in masum bakışlarına ve küçük bir filozof gibi sorduğu sorulara Kiraz ve Fitnat da dayanamadı.

Kahkahalar eşliğinde her birlikte Afet’in ağzını tuttuk. Emlakçı Necati ve gizemli adamlardan sonra Afet’in bizi tebessüm ettirmesi güzel olmuştu. Sıra süper dedektifler olarak bu konuyu derinlemesine araştırmaya gelmişti. 

    O gün köy çeşmesinin yanında görev dağılımı yaptık. Fitnat, cimriler kralı Necati’nin dükkânını gözetleyecekti. Kiraz ise Necati’nin oğlu tosun Necmi’nin ağzından yemek vaadiyle laf almak için canla başla uğraşma görevini üstlendi. Akiş dede, “Ben de camii cemaatinin kulağına kar suyunu kaçırmak için elimi taşın altına koyarım sevgili Kırlangıç köyü dedektifleri.” dedi. Afet ile ben de dedektif işleri genel müdürlüğü olarak olayları kontrol etmek için paçaları sıvadık. Ertesi gün Kiraz, annesi Nuriye teyzenin komşuları için yaptığı fıstıklı baklavadan bir tabak kadar tırtıkladı. Su kenarında cilli oynayan tosun Necmi’nin yanında bitiverdi. Tosun Necmi fıstıklı baklavayı görünce çölde su bulmuş gibi oldu ve hemen Kiraz’ın yamacına doğru yaklaştı. Kiraz ile tosun Necmi baklavayı mideye indirirken görev için butona bastık. Tosun Necmi, siyah takım elbiseli adamların taaa İstanbullardan geldiklerini ve köyümüzün yemyeşil bahçelerini almak istediklerinden bahsetti. Uzaktan bütün olan biteni izledim ve dedektif işleri müdürü olarak tosun Necmi’nin ağzından fırlayan fıstıklarla beraber adamlar hakkında söylediklerini not ettim. Bütün ekip bir araya geldik ve çocukluğumuzun en güzel yıllarını o adamlara kaptırmamak için elimizden geleni yapmak için uğraştık. Akiş dede öğle namazı sonrası tiryaki Ahmet abinin kahvesinde toplanan cemaate siyah takım elbiseli adamlardan ve istediklerinden bahsetti. Köylülerin yarısı bu duruma sevinmiş, bazıları işin ucunun nereye varacağı hakkında fikir yürütmüş. Planımızın bu tarafı çok da istediğimiz gibi ilerlemedi. Biz de her zamanki gibi dedektif ekibi pes etmedik ve olarak el ele verdik. 

    Siyah takım elbiseli adamlar o gün cimriler kralı Necat’inin dükkânına uğradı. Fitnat, tosun Necmi’den babasının adamları bahçeye götüreceklerini öğrendi. Bahçemizi elimizden almak isteyen adamlar tosun Necmi’nin deyimine göre kocaman bir fabrika yapacaklarmış. Hatta bunun için babasının hazırladığı bir tomar kâğıda imzaları bile atmışlar. Köyümüz ağaç diyarı gibi olduğu için fabrika kurarak işlemeyi düşünmüşler. Bu da demek oluyor ki kesilen ağaçlar daha da artacak ve köyde altında saklambaç oynayadığımız, piknik yaptığımız, salıncak kurduğumuz yerlere veda edeceğiz. Ben de elimi masaya vurdum, “O zaman bu gidişe bir dur demenin vakti geldi dedektif ekipleri.” dedim. Cimriler kralı Necati yokken dükkânı ele geçirdik. Kiraz ve Fitnat aldıkları bol kıymalı lahmacunla tosun Necmi’yi oyaladı, ben ve Afet de imzalanan kâğıtların peşine düştük. Bütün uğraşların sonunda istediğimiz belgeleri ele geçirmiştik. O gün Akiş dedenin de yardımıyla Belediye Başkanı Tevfik Bey’e en içten duygularımızla oyun köşemizi vermemek için bir mektup yazdık. Tabii akşama doğru yaptıklarımız anlaşılınca cimriler kralı Necati’nin sinirinden domates gibi kızardığını kulağımıza kadar geldi. Akiş dedenin dediğine göre Belediye Başkanı Tevfik Bey boyundan büyük işlere kalkışan Kırlangıç köyü dedektifleri ile görüşmeye ve konuya açıklık getirmeye karar vermiş. Uzun görüşmeler sonucunda bize hak veren Tevfik Bey’in kararından sonra siyah takım elbiseli adamlar arkalarına baka baka gitmek zorunda kaldılar. Cimriler kralı Necati bir daha saman altından su yürütemedi. Biz de o yaz tatilinde çok iyi bir iş daha çıkarmış olduk. Şanımızı duyduktan sonra ekibimize katılmak isteyen, bizimle yeni maceralara atılmayı iple çeken üyelerimizle tanıştık.

   




interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!