Üzücü olduğu kadar düşündürücü bir anı...

-Bu olay  2017 yılının Haziran ayında yaşandı. Olayın geçtiği yeri söylemeyecektim ama inandırıcı olmaz endişesiyle söylüyorum.

-Benim 2-3 günde bir gidip İstanbul'un boğucu havasından birkaç saat uzaklaştığım, stres attığım bir yer var: Ömerli...

-Şile yolundan giderken Ömerli'ye 4 yerden sapak ayrılır ve ben genellikle ikinci sapaktan dönerim. Otomobilin hızını azaltırım dönünce, çünkü biraz ileride beni bülbül sesleri karşılar. (Ne oldu bilmem, iki haftadır bülbüller de ötmez oldu.)

-Saptıktan 100 metre sonra bir hayvan barınağı vardır.

-İki ay önce baktım hayvan barınağının önünde beyaz önlüklü bir bey, iki adam ve bir genç bayan var.

-Beyaz önlüklü belli ki veteriner. Kendi kendime dedim ki "Bunlar okumuş, aydın insanlar. Şunlara kitap vereyim. Arabayı durdurdum. Kendimi tanıtıp onlara kitap hediye etmek istediğimi söyledim.

-Keşke söylemeseydim, çünkü bir dayak yemediğim kaldı.

-Veteriner okumaya zamanı olmadığını söyledi. Ben de "sizin gibi tahsilli bir insan okumaya zaman ayırmıyor mu?" diye sordum."Okurum ama mesleki eserleri..." dedi.

-Yanındaki sivil kıyafetli kişi "Kardeşim hadi git işine, Ömerli köyüne git, oradaki okullara ver. Burada kitap isteyen yok." dedi kabaca.

-"Beyefendi ben Ömerli'ye 6 senedir haftada 2-3 kere gelirim ve oradaki hem çocuklara hem de yetişkinlere çok kitap verdim." dedim.

-"Ben seni orada hiç görmedim." diye bir de adam beni yalancı çıkarmaya kalkmaz mı?

-Size teessüf ederim ama hiç olmazsa belki şu genç bayan almak ister, dedim.

-Veteriner hemen atıldı."İstemez istemez, o zaten stajyer..." diyerek bayan adına son noktayı koydu.

-İçimden "yuh" çekerek oradan ayrıldım.

-İşte kitap konusunda geldiğimiz son noktaya acı bir örnek...


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları