#Osmanlı kültüründe kültürel zenginlikleri bir araya getirdik.

1. Cami Merkezli Yaşam

Cami Merkezli Yaşam

Osmanlıda şehirler kurulurken, nasıl ki bir suya taş attığınızda  halkalar merkezden başlayarak dalga dalga dağılır. Şehir kurarken de ilk önce  bir camii, mescit yapılır, daha sonra etrafına  halka halka evler ve iş yerleri yapılırdı.

2. Camlarda Çiçekler

Camlarda Çiçekler

Eğer bir evin camında sarı çiçek varsa, benim evimde hasta var. Buradan geçerken yüksek sesle bağırmayın demekti. Eğer bir evin camında kırmızı çiçek varsa,  bu evde evlilik çağına gelmiş genç kız vardır. Buradan geçerken  konuşmalarına dikkat edin, ölçülü konuşun anlamına geliyordu.

3. Ya Malikül Mülk

Ya Malikül Mülk

Burası bir imtihan dünyası ve hayat geçiçiydi.  Yüzyıllar boyu bu evlere sahip olamazlardı. Evlerin duvarlarına "Ya Malikül Mülk" yazarlardı. ”Ey Allah’ım bütün mülk senindir.” anlamına gelmekteydi.

4. Ya Fettah

Ya Fettah

Kapı tokmağında ”Ya Fettah” yazılıydı. Bu bütün kapıları açan, sıkıntıları ve dertleri gideren anlamlarına gelmekteydi. Şimdi ise birçok işyerlerinde ”itiniz”  yazıyor. Bu da medeniyetimizin geldiği son noktayı gösteriyor.

5. Işığı uyandır?

Işığı uyandır?

İnsanlar edeplerindeki incelikten dolayı ”ışığı yak” demezlerdi. Çünkü  yakmak olumsuz bir kelime olduğu için onun yerine ”ışığı uyandır” denilirdi.

6. Işığı dinlendir

Işığı dinlendir

Gece yatacakları vakit ise ”ışığı (mumu) söndür” demezlerdi. Çünkü söndürmek olumsuzluk çağrıştırdığı için  ”ışığı dinlendir” denilirdi

7. Kahve ve su ikilisi

Kahve ve su ikilisi

Misafire kahvenin yanında su  ikram ederlerdi. Eğer misafir aç ise ilk önce suyu, tok ise kahveyi alırdı. Eğer suyu almışsa ev sahibi  hemen misafiri yermeyecek ve utandırmayacak bir şekilde mütevazi bir sofra hazırlardı. Misafirin karnını doyururdu.

8. Kapılardaki incelik

Kapılardaki incelik

Kapı tokmakları aslan başlı  ve çiçek motifli 2 tokmaktan oluşurdu. Aslan başlı kalın ses, çiçek motifli ise ince ses çıkartırdı. Böylece eve kimin geldiği anlaşılır, misafir erkek ise kapıyı erkek açar, bayan ise kapıyı bayan açardı.

9. Osmanlı'da yemek adabı

Osmanlı'da yemek adabı

Evde kimse ayakta yemez yemezdi. Çocuklar bile. Önce eller yıkanır, sofraya hep birlikte oturulurdu. Evin en büyüğü yemeğe başlamadan kimse başlamazdı. Evin  en büyüğü yemeğe başlarken herkesin hatırlaması için yüksek sesle besmele çekerdi. Sofradan kalkerken ”hayırların fethi, şerlerin def edilmesi için” Fatiha Suresi okunurdu.


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları