Sesine Sevmek Döşedim

Sesini duydum, sevda arefesindeydi sanki gönlüm; huzurun dilim dilim bölünmüşlüğünde en büyük parçası bana kalmış gibiydi. O güzel sesini duydum, dünya durdu bir an için. “Evet” kelimen “Benimle evlenir misin?” sorusuna verilen “Evet” cevabından bile daha değerliydi. Çok sevdiğim şarkılardan daha özeldi, sesini duydum ya hayatım boyunca unutmak istemediğim tek şeydi. Zaman yenik düşürdü sesini de, unuttum sesini; bir sen kaldın yine… Sesini, sözünü, sana harcadığım özürsüz umutlarımı unuturum da sen unutulmamak için bana kalan en güzel şeysin. Aşkı böyle bilmezdim, sanki doğduğu günden beri gönlümde ölmeyi unutmuş gibi. Doğmak ölmelere gebe kalmaz mıydı? Hayatımız böyle işlemez miydi? Bir doğdun gönlümde, ölmeyi unuttun bende… Sesinle yaşattın beni, sesinde öldüm. Sesinde bin sene konaklayabilirdim, sesinde bin sene yaşayabilirdim. Unutmak ne büyük aldatmalara gebeymiş meğer, unutuldum da unutan olamadım. Bir tek bende mi güzel durmuyor unutmak?

Sesini özledim, gelsin de bir kuş misali konsun kulaklarıma. Bayram etsin kulaklarım, duymasın sesinden başka… Seni özlemek yetmiyor muydu da, bir de sesini özlemek çıktı başıma!

Sesini duydum, yaşadığımı anladım; sesine hasretim, öldüğümü anladım. Seni sevmek hiç hak etmeyen vicdanına aşkı bağışlamak gibi bir şey. Seni sevmek senden bana kalan ne varsa hepsini yine sana devredip yanında kendimi de sonsuzluğa uğurlamak gibi bir şey. Seni sevmek bende şahane de, sana ulaşamayan bir nimet. Sevilenler niçin anlamazlar çok sevildiklerini, ya da neden anladıklarında kaçarlar kaçmaları gereken ne kadar sığınak varsa? Neden duvarlar örerler ki?

Yakışmaz mıydım, yanına yaraşmaz mıydım, sesinde adım aşkla güzel durmaz mıydı? Evet sevgilim, sen beni benden edenim; ben sesine, sana hasret bitenim… Şimdi hangi sesi duysam sesini arar kulaklarım, onlara gerçeği söylemeye dilim bile varmaz. “Onun sesi huzur sesiydi, yalnız bir daha duyamayacağınız bir sesti” desem sağır olmayı dilemezler mi?

Dolaştım senden ayrı sensizliklerde, bir türlü seni alamadım. Vazgeçtim. Benim de vazgeçmek hakkım vardıysa sonunda ben de vazgeçtim seni sevmekten. Çok geldi böyle bir sevmek bana da, boyumu aştı, baş edemem ben sensiz, sesin olmadan öylece sessiz…

Sesine seviyorum sözcüklerini yerleştirseydim, en azından rüyalarımda söyleseydin. Rüyalarımda bile zinciri kopmuş kolye gibiyiz. Olmaz, takamazsın beni aşk gerdanına…
Güya sen yazılmayacaktın bir daha, kalpten silinmemiş bir aşk bir daha yazılmasa ne çıkar? Silgim yetmiyor seni silmeye, gönlüm kabul etmiyor. 

Sesini duydum, cennet şarkıları söyleyen bir ırmağın sesine benziyordu. “Gel” diye çıksaydı güzellikle, “gel” diyebilseydi bana sesin “Ben hiç gitmedim ki” derdim. “Git” dedin ya, işte cevabım sevgilim; ben gitsem bile kaldım; gitsem bile kalmayı sevdim. Yetişemedim aşk boyuna, sana kısa kaldı sevmelerim… Boy ölçüşemem artık, çiçeklerine su veremem gönül yaseminlerinin; sen kokmadım ya, sevdanın önünden geçip de sen sebepli güller koklayamam sevgilim.

Sevgiden gelen sevgilim, ayrılıklar bizi çok sevdi. Elini uzatsan ben hep senindim.
Beni onlara gönderdin ben yine de seninim. Senli ayrılıkların düğün günündeyim say, aslına bakarsan sesine tutturduğum türkülerin kısa süren ömürlerinin yas hâlindeyim…

Sesine sevmek döşedim, benden sonra sevdiğin herkes sevsin isterim. Kıskanmak hakkımı sen benden beni aldığında kaybetmiştim, hiç lüzumu yok ağlamanın şimdi; en azından artık akıllı bir sevenim. Sesine sevmek döşedim, akamayan gözyaşlarım ırmak sanıp sesini kıskanmasın isterdim.
Üzgünüm, ben yine senden ayrı kendim olmayı bile beceremedim.

Dilara AKSOY 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları