Yağan yağmur değil
Gökyüzü değil ağlayan.
Akan kan, kurtuluşunun kefareti olan.
Kan.

SIRSIZ AYNA

SIRSIZ AYNA

Birkaç kırık cam

Biraz toz toprak

Hınç.

Öfke ve feverân

Kan.

Pıhtılaşmış damlalar.

Acı.

Ağrı sızı.

Haykırışlar ardında

Gözyaşı.

İnleyiş ve iç çekişler

Fısıltılar içinde

Yürek burkuntusu.


Kan.

Ardı ardına sızan damlalar.

Kan.

Kopkoyu kırmızı cân suyu

Kan.

Acıyan bedenin intikâm 

Arzusu.


Defalarca yaşatılanın

Bir kerelik bedeli.

Yıllarca ışıksız geçen

Günler içinde

Kapkara ve 

hüzün damlalarıyla

Islak bir yüz ve

Kıpkırmızı gözler.


İşte şimdi.

O ân.

Her şeyin bittiği ân.

Artık hürüm diyebildi.


Ve kan.

Durmadan akan

Durmadan sızan.

Onun yaşadıklarına kefaret

Olan.


Kan.

Kanın akabinde

Çıkmayan hatırdan.

Çile.

Bitmeyen ve geçmeyen

Izdırap.

Kararmayan hava

Ağarmayan gece.

Ne zaman bitecek

Ömürlük işkence.

Kaç saat, kaç gün

Kaç yıl daha süreceğini

Bilmeden yaşamak.

Yaşamak duygusuzca

Sadece.

  

O ân.

Bitince, son noktaya gelince.

Kırık sehpa, sandalye

Gümüş saplı bir bıçak

Ya da biraz daha sakince

Öldürmek ve son vermek

Elden geldiğince.

Son.

Sona bir adım kala

Güç yettiğince.


İşte o ân.

Yansıyan aynadan.

Koyu kırmızı kan

Akan.

Kanlı bir bıçak

Ya da yıllarca

Çırpınan bir hayat

Bıçaklanan.


Artık dindi gözyaşı

Dindi inleyişler

Bitti sayılan günler.

Yağan yağmur değil

Gökyüzü değil ağlayan.

Akan kan.

Sadece kan.

Kurtulmanın bedeli olan

Kan.

Akan.


Kaya Türkoğlu


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


BUNLARI DA GÖRMEK İSTEYEBİLİRSİN!

Facebook Yorumları