geçmişe duyulan özlem...

sönen gaz lambası

sönen gaz lambası

Ah eski zamanlar! diye başlar büyüklerimiz. Bizse sessizce düşünürüz ne var ki eski zamanlarda niye bu özlem? Ama gün geçtikçe insanlık bittikçe anlarız bu özlemin nedenini, büyüklerimizin ne kadar da haklı olduklarını.

Eskiden evet belki o kadar imkan, para, zenginlik, yeşil alanı öldüren o lüks binalar, lüks otomobiller, gösterişli kıyafetler ve daha birçok şey yoktu ama insanlık, gülümseyen yüzler ve mutlu çocuklar vardı. Aslında geçmişteki büyüklerimizin bu çağa bu gençlere ayak uydurması oldukça güç olsa gerek.

Çok farklı nesiller yetişiyor belki daha bilgili ve daha kültürlü bir nesil. Ama gün geçtikçe ölen insanlığa çare bulunmuyor ne üzücü bir durum.

Hayatımızda sadece beş dakika elektrik kesintisi yaşasak hayat durmuş gibi hissediyoruz. Halbuki o eskiden yanan gaz lambasının kısık ışığının mutluluğunu huzurunu düşünemiyoruz. Eski birlik beraberlikleri komşu ilişkilerini yardımlaşmayı özlüyoruz ama geri getirmek için çabalamıyoruz. Evde ailesiyle birlikte vakit geçiren çocukların yerini şimdi televizyon telefon karşısında vakit geçiren çocuklar alıyor. İşin ilginç bir yanı ise çocuklarıyla ilgilenip onlara vakit harcayan ailelerin yerini ise onları küçük yaşta bu teknolojinin içine sürükleyen aileler alıyor.

Aslında biraz olsun insan olmak için merhametli vicdanlı bir birey olmak için zamanın, yaşın, çağın hiçbir alakası olmadığını biliyoruz ama insanlar bunu kendilerine bahane olarak edinmiş ve her bireyde buna göz yummuş bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Ne çok şey anlatılır daha aslında  insanlık tarihine dair ama sözler değil yürekler konuşmalı birazda. her birey kendisinden sorumludur ve bilinçli davranmalıdır.

Eskilerde yanan gaz lambaları sönmüş olsa da onların huzur ve mutluluk saçan ışığını tekrar yakacak bireyler olduğunu ve olacağını umut ediyorum.  :)

Pekala siz eskileri özleyenlerden misiniz?


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!