Anılarda kalan, bu günü besleyen hayaller üzerine...

Rüzgâr saçlarımı dağıtıyor,

Hava da jilet gibi bir ayaz.

Gözümde yaş çiğ olup kalıyor,

Ellerim üşüyor, ayaklarım ıslak.

Ağzımda inadına bir sigara.

Havada bir deli rüzgâr,

Kibritim yanmıyor.

 

Bir gurbet durağında,

Boynu bükük kalmış kardelenler.

Bana yalnızlığı öğretir geceler.

Yaşamak uğruna,

Ekmek uğruna,

Üzerine katran düşmüş bedenler.

Böyle delicesine çarparken kalbim,

Ve çıldırırken beynim,

Hep sen düşersin hayalime.

Bir de,

Yıkık dökük umutlar,

Ellerimde.

 

Rüzgâr saçlarımı dağıtıyor,

Gözümde Zihni’den kalma yaşlar.

İnsan bir başına kalınca,

Bir gurbet köşesinde,

Bir bank köşesinde,

Anlıyor işte:

Kaybettiği sevdiğinin,

Annenin, babanın,

Bir bardak sıcak çayın,

Ve deliksiz bir uykunun

Kıymetini…

 

 

Hava da jilet gibi bir ayaz.

Burası Erzurum çıkmazı.

Kalmanın nedeni çok,

Gitmenin sebebi yok.

Bende yaşıyorum kendi halimce,

Yaşıyorum işte,

Yaşamak mecburiyetince.

Bir şiirim kalıyor benden geriye,

Bir de hiç vazgeçemediğim

Umutlarım.

 

 

 

 

Gözümde yaş çiğ olup kalıyor,

Kar tanesi güzelliğin hayalimde.

Oysa donup kalmışsın bir köşede.

Her köşe başında bir dilenci,

Kar üstünde yalın ayak çocuklar,

Bacalar zehir kusuyor,

Hava zehir soluyor.

Soğuğa sarılıp seni unutmuşum,

Aç kala kala doymuşum.

Rüzgâr saçlarımı dağıtıyor,

Havada jilet gibi bir ayaz,

İnsan unutmasa yaşayamıyor…


interactive connection






pratik edebiyat el kitabı



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları