Kendi Kalemim
Kendi Kelamım

                        YİTİK SEVDALARDA SEN 

Ruhumu okşuyordu, gece rengi gözlerin

Sanki, Tanrı’nın buyruğuydu o sözlerin

Dudağından çıkacak, her kelamı gözlerim

Dürüst olayım ; gece gündüz seni özlerim

Mızrabın tele vuruşunda; Sen

Kalemin kelam ile duruşunda; Sen

Her sedanın, yankısında ; Sen

Gün batımının hüznünde ; Sen

Açan çiçeklerin özleminde ; Sen 

Farkında mısın,? Hep, “Sen” diyorum 

Ne zaman “Ben” dediğimi  bilmiyorum 

Peki “Biz” demeye dilim mi varmıyor? 

Yoksa “Ama”mıyım, görmüyor muyum? 

Aslında ben görüyorum, duyuyorum

Bilir misin, neden sana ulaşamıyorum 

Varıp kapında, niçin sabahlamıyorum

Neden divane aşkımı, haykırmıyorum 

Çünkü, aşk yetimi diyarın çocuğuyum 

Burada, çığlıklarla doğar her sabah tan 

Ne zaman ki, hür olur  ise Türkistan

Ne zaman ki, durur ise bu akan kan

O vakit, feda olur sana bu can 

İşte ben bu yollarla geldim sana 

İster, kulak ver bu feryadıma 

İster, kapa pencereni Dünyama 

Ant olsun ki doksan dokuz ada! 

Bu sevda ; Başka bir sevda! 

ERTUĞRUL SUBAŞI

18.04.2019 


interactive connection



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunları da görmek isteyebilirsin!