Evet, artık udunu kendisi için çalacak ve içten gülümseyecekti...
Yorgun halayıklar semti

Yorgun Halayıklar Semti 3

Seyyiatların yüreklerin hakimi

İsyanların dillerde türkü olduğu bir devrin halayığı

Bu mudhikenin bir parçası olmanın huzursuzluğuyla atıyor adımını

Kullara kul olmanın yorgunluğuyla gidiyor

Yorgun halayıkların semti diyorlar oraya

Soğuk kayalıkların arasında sarmaşık gülleri açan

Eflâk gibi mücellâ kebûterlerin uçtuğu

Müz’iç devirden kaçanların ülkesiymiş.

Cambazların muvazenesiz ipinde rakkas gibi kalpsiz bedenlerin sallanmadığı

Galiz zihniyetlerin kök salmadığı bir ülkeymiş...

Şems’in şualarını bileklerine bağladı ve kalbini avuçlarına aldı

Ellerinin arasındaki kalbinin darabanları ilk defa bu denli şeditti

İlk defa bu kadar içten tebessüm ediyordu.

Şimdi nazenin bir rüzgârın saçlarını okşadığı

Kendisini huzurla ihata eden o masalsı ülkedeydi...

Yorgun halayıklar semtindeydi

Ağlamanın memnû olmadığı sadece kalpleriyle konuştukları diyardaydı...

Evet, artık udunu kendisi için çalacaktı ve içten gülümseyecekti...


interactive connection






pratik edebiyat el kitabı



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları